2010’lu yıllarda yapay zekâ ve otomasyon teknolojileri büyük ilerlemeler kaydetti. Ulaşımda artan otomasyon, kişisel asistanlar ve hatta Alan Turing’in ünlü robot bilinci testini geçme iddiaları, bu ilerlemeler arasında yer aldı. Bu yenilikler, yapa zekâyı laboratuvardan çıkarıp günlük hayatımıza soktu.

Yapay zekâ programları boyacı, sürücü, doktor asistanı ve hatta arkadaş olurken bu faydalar, beraberinde tehlikeleri de getirdi. Bitirmek üzere olduğumuz 10 yıl, sürücüsüz bir aracın ilk kez bir ölümlü kazaya karıştığı dönem oldu ve bu, sonuncu da olmayacak gibi görünüyor. Makine öğrenmesi ve robotik araştırmalarında yeni bir on yıla doğru giderken yapay zekânın ahlaki programlanması ve özerkliğinin sınırları etrafındaki sorular, düşünce deneyi olmaktan çıkarak zamana duyarlı bir hâle gelecek.

Makinelerin yasal statüsü tartışılıyor:

Yeni on yılda sorulacak sorulardan birisi de şu: Kapasiteleri ve zekâları insana yaklaşacak şekilde geliştikçe yapay zekâlara ne çeşit bir yasal statü verilecek? 2018 yılında ada ülkesi Malta, bu soruyla ilgili bir tartışma başlatmış ve ülkenin liderlerinin yapay zekâlara vatandaşlık verip vermeme konusunda hazırlık yapmaları gerektiği yargısına varılmıştı.

Yapay zekâların da fail olabileceği ve robot olmayan varlıklar kadar zarara neden olabileceği düşünülürken Malta hükûmetinin siyasi danışmanlarından Francois Piccione, önlem almamanın ‘sorumsuzluk’ olacağını düşünüyor.

Makine, insanın yaptığı hataları tekrar edecek mi?

2020’li yıllarda yapay zekâlara tam vatandaşlık verilmesi beklenmezken özellikle yapay zekâların faaliyetlerinden sahipleri ya da onları tasarlayan şirketler sorumlu olabilir. Bu konuda sorumlu olacak kişilerin hakkındaki yasal incelemelerin artacağı tahmin ediliyor. Bu durumda, yapay zekâlara vatandaşlık ya da vize verilmesi yerine, onlarla birlikte seyahat eden insanların dikkate alınması bekleniyor.

Yapay zekâ konusunda bir başka önemli nokta, yapay zekâ programcılarının tasarladıkları algoritmalara yönelik eleştirel yaklaşımlarının devam etmesini sağlamak olacak. Son 10 yıl, kötü tasarlanmış algoritmalar ve kötü analitik bakış nedeniyle ırkçılığa ve ölümlere neden oldu. Tahminlere göre, yapay zekâ ölçeği büyüdükçe laboratuvarlar, dışarıdan ahlak bilimcilere ve psikologlara başvuracak. Bunun gerekçesi ise insan benzeri makinelerin, insanların yaptığı aynı insanlık dışı hataları tekrar etmemesini sağlamak.

Leave a comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bir Emre Budak projesidir.
Tüm Hakları Saklıdır ©